Organik Tarım: Çevreyi Nasıl Korur, Nasıl Besler?

Organik tarım, üreticiler için karlı olabildiği gibi tüketicilere de hem sağlıklı hem de etik bir seçim olarak hitap eder. Bununla birlikte, para ve etiğin ötesinde, organik tarım uygulamaları çok sayıda çevresel fayda sağlar; biyoçeşitliliği arttıran, toprak sağlığını güçlendiren ve bir yandan iklim değişikliğine uyum sağlarken diğer yandan da iklim değişikliğini azaltan sürdürülebilir tarım uygulamaları ile karşımıza çıkar. Sürdürülebilir olmayan tarım ise, biyolojik çeşitlilik kaybının en büyük tetikleyicisidir. Küresel ısınmaya katkıda bulunur, toprağı kirletir, kırsal geçim kaynaklarını, ayrıca gıda ve beslenme güvenliği tehdit eder... 

"Zaman Doğa Zamanı"

Bu yılki Dünya Çevre Günü'nün teması budur. 7 Haziran 2020'de, doğaya zarar vermeyen, onu koruyan ve besleyen daha sağlıklı uygulamaları savunmak için bir araya gelen aktivistler konuyu kapsamlı bir şekilde bir kere daha ele aldılar. Organik tarımın tüm yaşam biçimleri için muazzam çevresel faydaları bulunduğunu anlattılar.

Organik Biyoçeşitliliği Arttırır

Biyoçeşitliliğin kaybı sadece çevre için değil, aynı zamanda geçim kaynakları ve gıda güvenliği için de önemli bir tehdittir. Bu kayıp, toprağa, suya, havaya ve bunlara bağlı olarak yaşayan organizmalara zarar veren sürdürülemez tarım uygulamalarının sürekli kullanımı ile daha da ileri gitmektedir. “Organik tarım, bütünsel bir şekilde gıda üretmenin bir yoludur. Ona hükmetmektense doğa ile iş birliği yapmak gerekir.” diyen konuşmacı, Organik Tarım Uzmanı Ric Bowers  1975'ten beri organik sektörde çalışıyor ve biyolojik çeşitliliği artırdığı için organik tarım yapmaktan gurur duyduğunu ifade ediyor. 

Çeşitli ürünlerin münavebesi gibi organik uygulamalar ve sentetik girdilerin kullanılmaması çevredeki biyolojik çeşitliliği güçlendirir. Gelişen bir biyolojik çeşitlilik, ekosistem üretkenliğini arttırır ve türlerin yaşaması ve sürdürülmesini destekler. Bu gezegendeki yaşam için çeşitli fauna ve flora gereklidir ve bunlar yalnızca organik tarımın sunduğu gibi sürdürülebilir tarım uygulamaları ile teşvik edilebilir.

Organik Tarım Toprağı Besler 

“Tüm yaşam topraktan başlar. Kendi gözlemlerime göre hiç bir şey tek başına işe yaramaz. Hepimiz içsel olarak birbirimize bağlıyız, eğer toprak sağlığına odaklanmayı başaramazsanız, bu besin zincirini daha da etkiler. ”diyor Bowers. Tükettiğimiz gıdanın % 90'ından fazlası doğrudan veya dolaylı olarak topraktan geliyor. Bu nedenle, toprağın durumundan kişisel olarak etkileniyoruz, bu da sağlıklı bitkiler üreten sağlıklı topraklara sahip olmamızı zorunlu kılıyor.

Organik tarım uygulamaları, topraktaki azot ve karbonu ayırır ve bu da çevreye iki kat daha fazla fayda sağlar. Topraktaki karbonu tutmak, atmosfere karbon salınım miktarını azaltır, dolayısıyla küresel ısınmayı azaltır. Organik uygulamaların yapıldığı ekosistemlerde toprak verimliliği ve sağlığı en üst düzeydedir; birden fazla organizmaya fayda sağlayan toprak sağlığını artırmada önemli bir bileşendir. Bu organizmalar, bitki besinlerinin geri dönüştürülmesine ve mahsul hastalıklarının ve zararlıların kontrol altına alınmasına yardımcı olarak mahsul üretimini iyileştirir. Bu nedenle, organik yöntemlerle toprak biyoçeşitliliği arttırılır ve bu da sadece organizma çeşitliliğinde değil, bir bütün olarak biyoçeşitlilikte bir artış anlamına gelir.

Dünya Çevre Günü kutlanırken, “doğa zamanının temelli çözümleri kullanma zamanı” olduğunu kamuoyu bir kere daha hatırlamış oldu. “Zaman doğa zamanı” diyerek bir yandan biyolojik çeşitliliği korurken diğer yandan da dünyaya sağlıklı gıda sağlayan milyonlarca organik çiftçiyi destekleme zamanı olduğunun da hatırlamanın zamanıdır.